Avicenna Kartal Logo
Ana Sayfa Hastanemiz Tıbbi Birimlerimiz Doktorlarımız Anlaşmalı Kurumlar E-Hizmetler Kariyer İletişim

Üroloji

  • Üroloji Polikliniği
  • Prostat Hastalıkları ve Greenlight Laser Prostat Vaporizasyonu
  • İnfertilite (Kısırlık) ve Varikosel
  • Üriner Sistem Taş Hastalıkları ve Endoskopik Tedavi Yöntemleri
  • Üriner Sistemin Tümöral Hastalıkları
  • Cinsel Fonksiyon Bozuklukları
  • Çocuklarda Ürolojik Problemler ve Konjenital (Doğumsal) Hastalıklar
  • Kadınlarda Ürolojik Problemler ve İdrar Kaçırma
  • Sünnet
Üroloji

ÜROLOJİ POLİKLİNİĞİ

Kısa bir tanım olarak Üroloji , Cerrahi Tıp Bilimleri içinde İdrar Yolu Hastalıkları ve Erkeklerde Cinsel Fonksiyon Bozuklukları ile ilgili bir anabilim dalıdır. Tıbbi teknolojideki gelişmeler ve bilimsel araştırmaların ışığında insan vücudu ve hastalıkları daha iyi anlaşılır hale gelmekte ve bunun doğal sonucu olarak anabilim dalları içinde ayrı üst ihtisaslar doğmaktadır.

Üroloji’nin ilgi alanında Üroonkoloji (Böbrek/Mesane/Prostat/Testis Kanserleri) , Endoüroloji (Video-kamera sistemi ile –kapalı-   prostat büyümesi , taş hastalıkları ve tümör tanısı / tedavisi ) , Androloji (Kısırlık,Varikosel , Cinsel Fonksiyon Bozuklukları) , Pediatrik Üroloji (Çocuklarda idrar yolu hastalıkları)  , Jinekolojik Üroloji (Kadınlarda idrar yolu hastalıkları) , Nöroüroloji (İdrar yollarının nörolojik/fonksiyonel hastalıkları) gibi üst ihtisaslar doğmuştur.  

Üroloji Polikliniğimize başvuran hastalarımız yapılan muayeneleri sonrası  Güncel Üroloji’nin gerektirdiği modern tanı metodları (Ultrasonografi , Doppler Ultrason  , İVP , Bilgisayarlı Tomografi , Sistoskopi , Üreterorenoskopi , Voiding Sistoüretrografi , Üroflowmetri , Hormon Analizleri , vd.) ile değerlendirilmekte ve konulan tanı doğrultusunda  ilaç tedavisi veya cerrahi tedavi seçilmektedir. Hastanemizde Güncel Üroloji’nin gerektirdiği bütün cerrahi  tedavi yöntemleri ( Açık ve kapalı –endoskopik- prostat ameliyatları (Greenlight Laser Prostat Vaporizasyonu) , Açık ve endoskopik –kapalı- Taş Ameliyatları , Mikroskopik Varikosel  Ameliyatı , Üriner Sistemin Kanser Cerrahisi , Penil Protez -Mutluluk Çubuğu- Ameliyatı , ve diğer)   başarı ile uygulanmaktadır.

PROSTAT HASTALIKLARI VE GREENLİGHT PROSTAT VAPORİZASYONU

Üroloji En sık görülen  Prostat Hastalıkları; Prostatın İyi Huylu Büyümesi (BPH) , Prostatın İltihabi Hastalıkları (Prostatit) ve Prostat Kanseridir. İdrar yapmakla ilgili hiçbir şikayeti olmasa bile her erkeğin 45 yaş sonrası yıllık rutin ürolojik muayene ve tetkiklerini yaptırması gerekir. Prostatın yaşla birlikte  büyümesi ve idrar yolunu daraltarak idrar yapmakta zorluk , idrar akımında azalma , sık sık ve kesintili idrar yapma , çatal şeklinde dağınık idrar yapma ve gece idrara kalkma  belirtileri vermesi genellikle İyi Huylu Prostat Büyümesini (BPH) işaret eder ancak başta Prostat Kanseri olmak üzere başka hastalıklar da benzer belirtiler verebilmektedir. Ayırıcı tanı için muayene ve gerekli tetkikler hastanemizde yapılmaktadır.

İyi Huylu Prostat Büyümesi (BPH) ilaç tedavisi , açık ve kapalı (endoskopik) ameliyat yöntemleri uygulanabilir.Günümüzde endoskopik cerrahi yöntemleri (TUR-P , Greenlight Prostat Vaporizasyonu , vd.) altın standarttır. Ancak nihai tedavi seçeneği her hasta için farklı olabilmekte ve hastanın yararına olacak tedavi yöntemi Üroloji Uzmanı tarafından hastaya sunulmaktadır.

Greenlight Laser Prostat Vaporizasyonu (Lazerle Prostatın Buharlaştırılması) yöntemi birçok BPH hastası için out-patient (günübirlik) tedavi olanağı sağlayarak Prostat tedavisinde yeni bir çağ açmıştır. Yıllarca TUR-P yapılarak elde edilen endoskopik (kapalı) ameliyat tecrübesi , ameliyatta kullanılan enerjinin elektrik akımı yerine yükseltilmiş ışık enerjisi (Laser) ile değiştirilmesi ile birleştirilince BPH tedavisi hastalar için oldukça kolaylaşmış , ameliyata bağlı istenmeyen etkiler büyük oranda azalmış ve iyileşme süresi oldukça kısalmıştır. Greenlight Prostat Ameliyatlarında hastaya genellikle spinal (bel seviyesinden) anestezi uygulanır. Hasta ameliyatı monitörden izleyebilir ve CD’ye kayıtlı ameliyat görüntülerini taburcu olurken alabilir. Ameliyat sırasında Laser kullanmanın avantajı ile kanama yok denecek kadar azdır. Doku kesme ve çıkarma  işlemi olmadığından daha ince kameralar kullanılır ve bu da olası idrar yolu yaralanmalarını en aza indirir. Koter ve plak kullanılmaz (elektrik akımı dokulara temas etmez) , bu da idrar kanalında ameliyata bağlı darlık gelişmesi ve cinsel fonksiyonlarda bozulma riskini minimalize eder. Hasta ameliyat sonrası genellikle 1 gece hastanede kalır ve sabah sondası alınan hastaya idrar yapma kontrolü yapılır , reçete düzenlenerek taburcu edilir. Sondanın diğer ameliyatlara göre oldukça kısa süre kalması ameliyat sonrası iltihabi hastalıklar ve idrar kanalında daralma riskini oldukça azaltır. Yine ameliyata sonrası idrar kaçırma da diğer prostat ameliyatlarına göre  oldukça nadir görülür.

Greenlight Laser Prostat Vaporizasyonu ve diğer prostat ameliyatı yöntemleri Üroloji Uzmanımız Op.Dr.Engin Evci tarafından  SSK / Bağ-Kur / Emekli Sandığı ve Özel Sağlık Sigortası sahibi BPH hastalarına uygulanmaktadır.

İNFERTİLİTE (KISIRLIK) VE VARİKOSEL

Üroloji  Çocuk sahibi olamama endişesiyle Hastanemize  başvuran çiftlerin muayene , tetkik ve tedavileri Üroloji ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Poliklinikleri’nde birbirine paralel yürütülmektedir. Ürogenital Muayene ve Spermiogram (Sperm Sayımı) sonrası ilk bilgiler elde edildikten sonra gerek görülürse Hormon Profili , Scrotal Doppler Ultrasonografi gibi ileri tetkikler yapılarak tanı konur ve tedavi planlanır.Burada infertilitenin olası tüm nedenleri ve tedavilerini ele almak mümkün olamayacağından en sık karşılaşılan ve en sık sorulan Varikosel için bir parantez açmak uygun olacaktır.

Varikosel , testislerin toplardamarlarında genişleme olmasıdır. Erkek popülasyonda  %13 oranında mevcutken infertil erkeklerde bu oran %40’lara çıkmaktadır. Genelde sol tarafta bulunur , bazen çift taraflı olarak da karşımıza çıkabilir. Varikosel’in infertiliteye neden olma mekanizmaları üzerine birçok teori olmakla birlikte kısaca ; a) Testislerde ısı artışı , b) Böbreküstü bezlerindeki zararlı metabolik artıkların bozulmuş damar yapısı nedeniyle testislere ulaşması , c) Bozulmuş olan kan akımları nedeniyle testislerin beslenmesinde bozulma olması sayılabilir. Varikosel  tedavisinde açık cerrahi , laparoskopik cerrahi ve girişimsel radyolojik tedavi mümkün olmakla beraber altın standart açık cerrahidir. Özellikle mikroskopik cerrahi yöntemle ameliyat başarısı artmaktadır. Mikroskopik cerrahi ile ameliyat sonrası istenmeyen durumların (hidrosel –testis çevresinde sıvı toplanması - , hastalığın nüks etmesi , vd.) riski de en aza inmektedir. Ameliyat kasık bölgesinde yaklaşık 3 cm.lik bir kesi ile yapılır ve genellikle ameliyattan sonra 1 gece hastanede kalan hasta ertesi sabah yürüyerek hastaneden ayrılır. Genellikle kolay geçirilen bir nekahat dönemi mevcuttur , kısa sürede günlük tempo ve çalışma hayatına dönülür. Spermiogram kontrolü ameliyat sonrası 6.ayda yapılır. Bu süre içinde vitamin , eser element ve aminoasit içerikli destek tedaviler yapılmasında yarar vardır.

Hastanemizde infertilite nedeniyle başvuran çiftlerde  erkek faktörünün değerlendirilmesi ve gerekli tedavilerin planlanması – uygulanması  Üroloji Uzmanımız Op.Dr.Engin Evci tarafından başarıyla yürütülmektedir.

ÜRİNER SİSTEM TAŞ HASTALIKLARI VE ENDOSKOPİK TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Üroloji Üriner Sistem Taş Hastalığı tek bir nedenle değil birbiri ile ilişkili birçok faktörün (sıcak iklim , yeterli miktarda su içmemek , ailesel faktörler , metabolik hastalıklar vb.) birarada meydana getirdiği olaylar zinciridir. En çok 30-60 yaşlar arasında görülür ve hastaların 2/3’si erkektir.Üriner sistem taşlarının %75’i Kalsiyum taşları , %25’i ise Ürat , Struvit (İnfeksiyon)  veya Sistin taşlarıdır. Maalesef hastaların 2/3’sinde 1-8 yıl arasında taş hastalığının tekrarladığı görülür.

Belirtileri genelde ani başlangıçlı böğür ağrısı , idrarda yanma/kanama , bulantı ve kusmadır. Direkt Üriner Grafi , Ultrasonografi , İVP , Spiral Tomografi gibi görüntüleme yöntemleriyle taşın yeri ve büyüklüğü tespit edilerek tedavi planlanır.

Gelişen Tıp Teknolojisinin de yardımıyla Üriner Sistem Taşlarının tedavisinde açık ameliyatlar dışında ses dalgalarıyla taşları kırmak (ESWL) , endoskopik (kamera yardımıyla kapalı) taş ameliyatları yapmak (PCNL,URS gibi) mümkündür. Hastalarda sık gördüğümüz bir hata , bazı tedavi yöntemlerinin kendi mevcut taşlarına uygunluğu konusunda Üroloji Uzmanı yerine taş hastalığı geçirmiş yakınlarının yönlendirmelerine uymalarıdır. Bu da bazen tedavide gecikmelere ve o böbreğin kaybına yol açabilmektedir. Bu nedenle ailenizde taş hastalığı öyküsü varsa , böğür ağrısı , idrarda renk değişikliği / yanma gibi şikayetleriniz varsa Üroloji Uzmanımıza  başvurarak böbreklerinizin ve idrar yollarınızın muayene ve tetkiklerini yaptırmanızı öneririz. 

ÜRİNER SİSTEMİN TÜMÖRAL HASTALIKLARI

Üroloji
  • PROSTAT KANSERİ
  • MESANE TÜMÖRLERİ
  • BÖBREK   TÜMÖRLERİ
  • TESTİS TÜMÖRLERİ
  • DİĞER ENDER GÖRÜLEN ÜROGENİTAL TÜMÖRLER

Kanser hastalıklarının teşhis ve tedavilerinde son yıllarda  çok önemli adımlar atılmış ve artık birçok kanser türü için yeni tedavi metodları ile başarılı sonuçlar alınmaya başlanmıştır. Bu bölümde  5 ana başlık altında topladığımız Ürogenital Tümörlerin tanı ve tedavilerini özetlemek bu bilgi deryasında çok zor olmakla birlikte hastalarımızın en sık sordukları sorulara birkaç cümle ile yanıt vermeye çalışacağız. Detaylı bilgi alışverişi için Üroloji Uzmanımıza müracaat etmenizi öneriyoruz.

Prostat Kanseri

Erkeklerde görülen kanserlerde 2.sıradadır.   

  • Genellikle 50 yaşından sonra görülür ve yaşla birlikte bu hastalığın görülme ihtimali de artar.
  • Ailesel yatkınlık , yağlı diyetle beslenme  nedenleri arasında sayılsa da nedeni tam olarak bilinmemektedir.
  • İdrar yapmakta zorluk , gece idrara kalkmak , idrar akımında azalma gibi belirtiler verebileceği gibi hiçbir şikayete yol açmadan da gelişebilir. Bu nedenle 45 yaşından sonra her erkeğin şikayeti olsun olmasın yılda birkez Üroloji Uzmanına başvurarak muayene ve tetkiklerini yaptırması önerilir.
  • Kanda ölçülen PSA düzeyi tek başına tanı konması için yeterli değildir ,  rektal tuşe (makattan yapılan muayene) mutlaka yapılır. Gerekli görülmesi durumunda yapılan biopsi ile tanı konur. 
  • Tedavide açık ve kapalı (laparoskopik) ameliyatlar dışında Radyoterapi (Işın tedavisi) / Hormonoterapi / Brakiterapi gibi seçenekler arasından hastanın ve hastalığın  özelliklerine göre seçim yapılır.
  • Erken tanı konulduğunda tam tedavinin mümkün olduğu bir kanser hastalığıdır.

Mesane Tümörleri

  • Genellikle 40 yaşında üzerinde erkeklerde görülür ve sigara en önemli etkendir.
  • En önemli belirtisi idrarda kanamadır.
  • Sistoskopi (mesane içine kamera ile bakılması)  tanıda en önemli yöntemdir. Ultrasonografi , BT(Bilgisayarlı Tomografi) , MR (Magnetik Rezonans) gibi görüntüleme yöntemleri yanında İdrar Sitolojisi , NMP22 / BTA gibi tümör belirleyiciler de kullanılır.
  • Hastalık daha çok lokal yayılım gösterme eğilimindedir.
  • TUR yöntemi ile endoskopik olarak yapılan ilk müdahale sonrası elde edilen materyalin Patolojik incelemesi sonrası tedavi ve takipler şekillenir. Genellikle yüzeyel tümörlerdir ve ameliyat sonrası mesane içi ilaç uygulamaları ile koruyucu bir tedavi yapılır , belirli aralıklarla sistoskopik kontroller yapılır.Tekrarlayıcı karakterde olduğu için bu kontrollere uyulması , sigara içiliyorsa mutlaka bırakılması gerekir.
  • Mesanenin derin tabakalarına ilerlemiş tümörlerde ise hastalığın ve hastanın özelliklerine göre değişen tedavi seçenekleri arasında Radikal Sistektomi ( Mesanenin çıkarılması ve Bağırsaktan yeni mesane yapılması) , Radyoterapi , Kemoterapi  sayılabilir.

  Böbrek Tümörleri

  • Böbreğin benign (iyi huylu) tümörleri sık görülür ve genelde belirti vermez. En sık görülereni basit böbrek  kistleridir ve genelde tedavi gerektirmez.
  • Malign (kötü huylu) böbrek tümörleri erkeklerde daha sık görülür , sigara ve obezite riski arttıran nedenlerdendir. Böğür ağrısı , idrarda kanama , böğürde ele gelen kitle gibi belirtiler verebilmekle birlikte genellikle değişik nedenlerle yapılan Radyolojik tetkikler sırasında insidental (tesadüfen) saptanır. Hastalığın yayılım yapıp yapmadığı değişik metodlarla belirlenerek uygunsa cerrahi tedavi uygulanır.

Testis Tümörleri

  • 10.000 erkekte 2-5 arasında ve daha çok 20-30 yaş döneminde görülür.Yayılım yapmış olsa dahi  %85-90 tam tedavi edilebilen bir tümör grubudur.
  • İnmemiş testisli olgularda normal olgulara göre 5-10 kez daha sık görülmektedir.Diğer hormonal , psikolojik vd. etkileri de çok önemli olmakla birlikte İnmemiş Testis’in tümör  riskini arttırması erkek çocuklarda testis muayenesinin önemini birkez daha ortaya koyar.
  • En sık görülen belirtisi testis üzerinde ağrılı veya ağrısız kitle ele gelmesidir.
  • Tanıda fizik muayene sonrası ilk yapılan değerlendirme Ultrasonografi ve Kanda ölçülebilen Tümör Belirleyicilerdir.Daha sonra Bilgisayarlı Tomografi , MR ve diğer ileri tektiler yapılabilir.
  • Tedavide ilk yapılacak olan o testisin cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Patolojik değerlendirmede çıkan sonuca ve BT/MR vd. değerlendirmelerine göre Radyoterapi/Kemoterapi/RPLND (Lenf nodlarının cerrahi  olarak çıkarılması) gibi 2. aşama tedaviler planlanır.

CİNSEL FONKSİYON BOZUKLUKLARI

Üroloji
  • EREKSİYON (SERTLEŞME) BOZUKLUKLARI
  • ERKEN BOŞALMA
  • CİNSEL İSTEKTE AZALMA
  • PEYRONİE HASTALIĞI (Peniste eğrilik ve ağrı)

Cinsel Fonksiyon Bozuklukları ,Üroloji Polikliniği’ne müracaat nedenleri arasında sıklık açısından ilk sıralardadır. Yukarıda basitçe 4 ana maddede toplanan bu hastalıklar için temelde Psikolojik ve Organik olmak üzere iki grup neden vardır. Poliklinikte yapılan muayene sonrası öncelikle organik nedenlerin araştırılması için kan testleri (biokimyasal ve hormonal) yapılır , gerekirse Penil Doppler Ultrasonografi , RigiScan gibi daha detaylı değerlendirmelere başvurulur. Organik bir neden (şeker hastalığı , penisin damarsal bozuklukları , hormonal bozukluklar gibi) bulunamadığı durumda hastalık psikojenik olarak değerlendirilir. Hastanın şikayetlerini anlatırken vereceği bazı ipuçları veya bazı muayene bulguları  şikayetlerin psikojenik veya organik olduğu konusunda Üroloji Uzmanında bir kanaat oluşturabilir ve bahsi geçen tüm detaylı tetkiklere gerek kalmadan tedaviye başlanabilir.

Sertleşme Bozuklukları (İmpotans) tedavisinde ilaç tedavisi dışında Penil Protez (Mutluluk Çubuğu) Ameliyatları önemli bir alternatif tedavi yöntemidir. Hastanemizde Penil Protez Ameliyatları Üroloji Uzmanımız Op.Dr.Engin Evci tarafından başarı ile uygulanmaktadır.

Erken Boşalma (Prematür Ejekülasyon) genellikle psikojenik nedenlidir. Medikal tedavi  ve Terapi  yanı sıra  Kondom kullanımı , Lokal anestezik pomadlar  gibi ek veya alternatif  tedaviler mevcuttur.

SÜNNET

Sünnet , penisin uç kısmında yeralan ve prepisyum olarak adlandırılan deri parçasının cerrahi olarak çıkarılması ve penisin glans olarak adlandırılan idrar deliğinin olduğu kısmın açığa çıkarılması işlemidir. Sünnet , yüzyıllardır gerek dini , gerek tıbbi nedenlerle yapılagelen geleneksel bir işlem olduğu için basit gibi görülen ancak işin tıbbi  / sosyal / estetik / psikolojik  yönleri detaylandıkça kompleks bir hal alan önemli bir cerrahi müdahaledir. Toplumumuzda günler öncesinden hazırlıkların yapıldığı , düğün-dernekle renklendirilen  sünnetin hatıralarda hep iyi  ve mutlu bir olay olarak kalması için başlıklar halinde kısa bir bilgilendirme yapmayı uygun gördük.

  • Sünnet ; cinsel temasla bulaşan AIDS , Hepatit gibi hastalıklar ve penis kanseri riskini azaltır.
  • Çocukların psikolojik gelişim süreci açısından 2-6 yaş arası sünnet tavsiye edilmez ancak tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları , sünnet derisinin yapışıklığı veya enfeksiyonu varsa sünnet bu yaş dönemlerinde de yapılabilir.
  • Sünnetin planlandığı tarihten önceki hafta çocuğun muayenesinin yapılması , peniste sünnet yerine ameliyat gerektirebilecek bir şekil bozukluğu (Peygamber sünneti – hipospadias- vd.) olup olmadığı , kanamanın durmasını engelleyen hastalıkların (hemofili , vd.) olup olmadığı  gibi önemli detayların sünneti yapacak doktor tarafından önceden tespiti ve gerekirse sünnetin ertelenmesi açısından önemlidir. Çocuğu psikolojik açıdan sünnete hazırlayıp son anda fark edilecek bir problemle sünneti erteleyip onu üzmek yerine önceden değerlendirme yapılması daha makuldür. Bu nedenle Hastanemizde telefonla sünnet randevusu verilmemektedir.
  • Sünnet , hastanede ve doktor tarafından yapılmalıdır. Evde , düğün salonlarında , toplu sünnetlerde ve özellikle ehil olmayan kişilerce yapılan sünnetlerde istenmeyen durumlar başagelebilir.
  • Sünnet cerrahi bir işlemdir ve cerrahi prensiplere uygun yapılmalıdır.“Laser” diye bilinen değişik koter tipleriyle yapılan sünnetlerde birçok istenmeyen sonuçla (yanık yarası , enfeksiyon , doku kaybı , his kaybı , ileri yaşlarda fark edilebilecek sertleşme kaybı vb) karşılaşılabilir. Hastanemizde Üroloji Uzmanımız tarafından sünnet cerrahi yöntemle ve koter kullanılmadan yapılmaktadır.
  • Lokal anestezi ile sadece penis cildi uyuşturularak yapılan sünnetlerde , lokal anestezik ve öncesinde uygulanan sedatif (sakinleştirici) tedaviye rağmen çocuklarda “panik atak” , “ajitasyon” görülebilmektedir. Böyle bir durumda hem sünnetin tıbbi seyri bozulur – sağlıklı bir sünnet yapmak zorlaşır , hem de çocuk ve aile çok üzüntü yaşar. Yapılacak daha ciddi sakinleştiriciler ise çocukta solunum sıkıntısına ve hayati riske yolaçabilir. Bu nedenle işlem o dramatik tablo içinde tamamlanmaya çalışılır. Bu nedenle Genel Anestezi altında sünnet yapılması günümüzde geçmişe kıyasla  daha fazla tercih edilir olmuştur. Hastanemizde rutin uygulama Genel Anestezi altında sünnet yapılması yönündedir. Lokal anestezi tercihi , sünnet öncesi yapılan öngörüşme ve muayenede (bazı gereklilik durumlarında) Uzman Doktorumuz tarafından aileye sunulur.
  • Genel Anestezinin riski ,  günümüzde ön hazırlıkları iyi yapılan elektif (acil olmayan) komplike olmayan vakalarda (ki sünnet de bu tanıma uyar) ve deneyimli bir Anestezi Uzmanı elinde minimaldir. Tabii ki “hiç riski yok” demek mümkün değildir ancak bilinçsizce yapılan bir sedasyon (sakinleştirici) ile birlikte uygulanan lokal anesteziyle kıyaslanırsa çok daha kontrollü bir yöntemdir.
  • Bu bilgilenlendirmeler dışında sünnet öncesi ve sonrası ile ilgili diğer detaylar hastanemize çocuğunuzla birlikte yapacağınız ilk müracaat ve muayene sonrası sizlere anlatılacaktır.

Sağlıklı ve Mutlu Günler Dileriz

Bu Birimdeki Doktorlar
© 2011 Tüm Hakları Avicenna Hospital'e aittir.
Son güncellenme: 20.12.2014.
Yazılım ve Tasarım
Geniş Açı